Yıldız Sarayı

İstanbul ili Beşiktaş ilçesinde bulunan Yıldız Sarayı, deniz kıyısından başlayarak, kuzeye doğru yükselen tüm yamaçları ağaçlarla kaplı 500.000 m2 yüzölçümü olan koruluk ve bahçeler içerisindeki köşklerden, saraylardan ve çeşitli yapılardan meydana gelmiştir. Sarayın bulunduğu “Hazine-i Hassa”ya kayıtlı bu arazi Kanuni Sultan Süleyman döneminden beri padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılmaktaydı.

(dahası…)

Yayınlandı: on Eylül 15, 2008 at 11:00 am Yorumlar (2)
Tags: , ,

Şale Köşkü

İstanbul ili Beşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı’nın bir bölümünü oluşturan Şale Köşkü’nün ilk yapım tarihi ve mimarı kesin olarak bilinmemektedir. Yalnızca Milli Saraylar arşivi içerisinde bulunan 1879–1880 tarihli bir belgede köşkün döşenmesi ile ilgili bazı bilgiler bulunmuştur. Buna dayanılarak da köşkün bu tarihlerde bitirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Bugünkü yapı Balyan ailesinden Sarkis Balyan tarafından 1889 yılında yapılmıştır. Bu yapılışın nedeni de Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’a gelişi ile ilgilidir. Yıldız Sarayı’nın Merasim Dairesi olarak yapılan köşk, 107.000 kuruşa mal olmuştur. Bu bölümün yapımından kısa bir süre sonra ilk köşkün hamamı üzerine Nikolaki Kalfa tarafından yeni bir salon eklenmiştir. Köşkün Merasim Dairesi olarak tanınan üçüncü bölümü ise İtalyan Mimar Raimondo d’Aronco tarafından yapılmıştır. Almanya İmparatoru II. Wilhelm’in ve İmparatoriçenin İstanbul’a ikinci gelişi onuruna bu bölüm yapılmıştır.

(dahası…)

Yayınlandı: on at 10:46 am Yorum Yapın
Tags: ,

Laleli Külliyesi

Eminönü İlçesi’nde, Laleli semtinde, Ordu Caddesi ile Fethi Bey Caddesi’nin kesiştiği köşede yer alır. Sultan III. Mustafa tarafından 1760-1763 arasında inşa ettirilmiştir. Külliyenin mimannın Mehmed Tahir Ağa veya Hacı Ahmed Ağa olduğu zannedilmektedir.

Külliye, bir cami, bir imaret, çeşme, sebil, türbe, han ve medreseden oluşmaktadır. Cami, külliyenin merkezini teşkil etmektedir. Bodrum niteliğindeki bir altyapının üzeri, aynı zamanda caminin avlusudur. Bu avlu yer seviyesinden yüksektedir ve avluya basamaklarla çıkılır. Laleli Camii bu yüksek avlunun ortasında yer alır. 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en özgün eserlerinden biridir. 24 pencereli büyük kubbesi, giriş ve kıble taraflarındaki üçer yarım kubbeyle desteklenir. Tek şerefeli iki minaresi vardır. Özellikle minarelerin külahları çok değişiktir. Toplam 105 pencere tarafından aydınlatılan caminin iç duvarları renkli somaki mermerlerle kaplanmıştır. Cami barok üslupla inşa edilmiştir. Külliyenin türbeleri ve sebili, Ordu Caddesi üzerinde Aksaray yönündeki köşesindedir. Öndeki türbede Sultan III. Mustafa ve Sultan III. Selim gömülüdür. Bunun yanında ise Haseki Sultanlar türbesi vardır.

Külliyenin hanı, Fethi Bey Caddesi üzerinde, caminin kuzey yönündedir ve hala çarşı olarak kullanılır. Yapıldığı yıllarda ticari amaçlarla kullanılmayan cami bodrumu da günümüzde çarşıya dönüştüıülmüştür. Külliyenin medresesi ise günümüze ulaşmamıştır.

Yayınlandı: on at 8:17 am Yorum Yapın
Tags: ,

Küçük Ayasofaya Camii

527 yılında Bizans İmparatoru I. Jüstinyen zamanında yapılmış olan cami, Eminönü İlçesi’nde, Cankurtaran ile Kadırga arasında, Küçük Ayasofya Caddesi’nin sonundadır. Kiliseden çevrilme camilerdendir Daha önce adı “Sergiyos ve Bakhos Kilisesi” idi. Alt sütunlar üzerindeki kitabede tapınağın I. Jüstinyen ‘in, St. Sergiyos ve St. Bacchus adlı azizler adına bu kiliseyi yaptırdığı yazılıdır. Sultan II. Bayezid zamanında Darüssaade Ağası Hadım Hüseyin Ağa tarafından bir minare eklenerek camiye çevrilmiştir.

(dahası…)

Yayınlandı: on at 7:59 am Yorum Yapın
Tags: ,

Dolmabahçe Camii

Dolmabahçe Sarayı’nın güneyinde, sahilde yeralır. Sultan Abdülmecid’in annesi Bezmiâlem Valide Sultan tarafından yaptırılmaya başlanmış ama vefatı ile Sultan Abdülmecid inşasını sürdürmüştür. Cami 1855 yılında tamamlanmıştır, mimarı Garabet Balyan’dır. Barok üslubuyla yapılmış süslü camilerdendir. Cami Saraya bitişik olduğu için, ön kısmına hünkar ile devlet ricalinin ibadet edebileceği, selamlık töreni ve buluşmaların yapılacağı iki katlı bir hünkar mahfili inşa edilmiştir. Cami mimarimizde ender olarak rastlanan yuvarlak pencere düzeni, tavuskuşu kuyruğunu andıran biçimiyle yapıya değişik bir görünüm kazandırmaktadır. Tek şerefeli iki minaresi vardır. İç cephesi barok ve ampir üslupların karışımından oluşan bir dekorasyona sahiptir. Kubbeden kıymetli bir avize sarkmaktadır. Mihrap ve mimber kırmızı somaki mermerdendir.

Yayınlandı: on at 7:13 am Yorum Yapın
Tags: ,