Kız Kulesi

Birbirinden farklı onlarca öyküye sahip olan bu efsanevi kule, aslında görünmez ve küçük bir adacık olan kayalığın üzerinde yükselir. Kuleye “Kızkulesi” adını Türkler verdiler. Daha önce Damalis, Leandros gibi isimlerle anılan bu şirin yapı, birçok efsaneye konu oldu. Bir rivayete göre, bir falcının baktığı falda, kızının yılan tarafından sokulacağını öğrenen imparator, sevgili evladını ölümden kurtarmak için bu adaya saklar. Ancak, gönderilen bir incir sepetinden çıkan yılan, yine de zavallı kızı sokar ve öldürür. (daha&helliip;)

Reklamlar
Published in: on Eylül 26, 2008 at 12:40 pm  Yorum Yapın  
Tags: , , , , ,

Mimar Sinan, Selimiye Camii’ni inşa ederken Ayasofya ile yarışmış mıydı?

                                                        

Mimar Sinan, Selimiye Camii’ni inşa ederken Ayasofya ile yarışmış mıydı? Daye-Zade Mustafa Efendi’nin 1717 yılında yazdığı esere göre, Sinan; yazdığı bir kitapta (Bu kitap bulunamamıştır), Selimiye’nin kubbesini Ayasofya’nın kubbesinden dört arşın daha büyük yaptığını ifade etmişti. (daha&helliip;)

Published in: on Eylül 26, 2008 at 12:23 pm  Yorum Yapın  
Tags: , , , , , ,

Ayasofya Efsaneleri

              

Doğu Roma ve Osmanlı imparatorluklarının, hem yükseliş hem de çöküş dönemlerine tanıklık eden, tarihinin en önemli dini eserlerinden biri olan Ayasofya; gerek Bizans gerekse Türk kaynaklı pek çok efsaneye konu olmuştu. Ancak günümüzdeki Ayasofya’nın, burada yapılan ilk kilise olduğunu düşünmek bizi yanıltır.
Tarihçi Sokrates’e göre 15 Şubat 360 tarihinde burada inşa edilen ilk kilise bir bazilikaydı ve eski bir Roma tapınağı üzerine kurulmuştu.

(daha&helliip;)

Published in: on Eylül 26, 2008 at 12:07 pm  Yorum Yapın  
Tags: , , , , , , ,

Körler Ülkesinin Karşısına Kurulan Kent; İstanbul

Kentin kuruluşu üzerine rivayet muhtelif. En ünlüsü ve bilineni Megaralı göçmenlerinin yolculuğu. Bir de Evliya Çelebi’nin anlattığı var ki, tadına doyum olmuyor… Efsaneye göre, Koressa’nın oğlu, Yunanistan’ın Megara kentinden genç Byzas, yandaşlarıyla birlikte, bölgedeki baskılardan kurtulmak, yeni bir kent kurmak ve özgürlüğünü ilan etmek için yola çıktı. Her şey iyiydi de, kent nerede kurulacaktı? O çağda, bilinmeyenleri bilinir kılan birisine, Delfoi kentindeki kâhine danıştı genç adam.

 

(daha&helliip;)

Published in: on Eylül 26, 2008 at 11:13 am  Comments (1)  
Tags: , , , , ,

Arnavutköy

Arnavutköy daha 16. yüzyılda İstanbul’un en ünlü mesire yerlerinden biriydi. O günden bugüne bu güzel semt hala Boğaz’ın canlı bir yaşam ve tarih köşesidir.

Boğaz’ın mavi sularını kucaklayan yalıları, arka sokakların tarih kokan ahşap evleri ve eşsiz boğaz manzarasıyla İstanbul’un en güzel noktalarından birinde  bulunan  Arnavutköy,  tarihi dokusu ve  büyüleyen boğaz  manzarası eşliğinde  konuklarını ağırlıyor.

(daha&helliip;)

Published in: on Eylül 26, 2008 at 11:13 am  Yorum Yapın  
Tags: , , , , ,

Efsanelerde İstanbul’un Kuruluşu

                  

“Bu şehr-i Sitambul ki, bî misl-ü behâdır,
Bir sengine, yekpare Acem mülkü fedadır”

Yeryüzünde, bu kadar çok ada ve sana sahip kent çok ender bulunur. Her ulus, İstanbul’u başka bir adla andı. Ayrıca, fetihten önceki adları başkaydı, fetihten sonrakiler başka…

(daha&helliip;)

Published in: on Eylül 26, 2008 at 10:40 am  Comments (1)  
Tags: , , , , , , , ,

Büyük Çamlıca Tepesi

Krallar ve kraliçeler taçlarıyla süslenir bezenir ve tanınırlar. Tıpkı kral ve kraliçeler gibi şehirlerinde taçları vardır. Güzel İstanbul’umuz bu anlamda güzide bir örnektir. Nasıl mı? Eğer Boğaz İstanbul’un kolyesi ise hiç kuşku yok ki tacı da Çamlıca’dır. Yaratan her şehre bir güzellik vermiş; İstanbul’a da bu iki paha biçilmez mücevheri bahşetmiş.

Eğer Çamlıca’dan şehri seyretmediyseniz İstanbul’un güzelliğini görmüş sayılmazsınız. Yeditepe üzerine inşa edilen bu şehir değil Türkiye’nin Dünyanın gözbebeği kabul edilir. Bu şehr-i İstanbul ki nelere tanıklık etmiştir asırlar boyunca…

(daha&helliip;)

Published in: on Eylül 24, 2008 at 8:48 am  Yorum Yapın  
Tags: , , ,

İstanbul Şiiri

istanbul şiiri

Ben anlatmayayım be İstanbul seni
Sen kendin anlat
Galata Köprünü anlat
İrili ufaklı canlı kanlı balık tutanları
Karanlık köşelerinde büzülüp yatanları anlat
Öte yakanı beri yakanı
Yakasına kırmızı gül takanı
Tarihin koynunda yatanı anlat

Ben anlatmayayım be İstanbul seni
Sen kendin anlat
Eminönü’ndeki, Sirkeci’ndeki
Mahmutpaşa’ndaki, Kapalı Çarşı’ndaki
Mahşeri kalabalık ne yana gider, ne yana döner
Kimi biner trenlere, nereye gider
Kimi iner trenlerden dikilir kalır
Niye kalır be İstanbul
Sen anlat

(daha&helliip;)

Published in: on Eylül 23, 2008 at 9:05 am  Yorum Yapın  
Tags: , , ,

Gizli yeraltı tünelleri

                                                                         

Efsaneye göre, İstanbul’un altı birbirine bağlı tünellerle kaplıymış. Hatta bu dehlizlere Yerebatan Sarayı’nın gizli bi yerinden de giriliyomuş ve tünel denizin dibinden devam edip taaa Kınalıada’ya kadar gidiyomuş.

Tüneller Kapalıçarşının altından da geçiyomuş taabi. Hatta şu an, Çarşı’nın gizli tutulan bi yerinden girilebiliyomuş bu tünellere. Buralarda yemek takımı üzerine çalışan gümüş kaplama atölyeleri varmış. Yerin dibindeki yere ruhsat verir mi belediye? Heepsi kaçakmış bunların. Çalışanlara da işe başladıkları gün, dehlizlerden kimseye bahsetmeyeceğine dair Kur’an’a el bastırılıyomuş. (daha&helliip;)

Published in: on Eylül 22, 2008 at 6:52 pm  Comments (3)  
Tags: , , , ,

Şehr-i İstanbul ve İnsanlar

İstanbul’u romanlardan tanıdım önceleri… “Çamlıcadaki Eniştemiz”, “Fatih Harbiye”, “Çalıkuşu”… Sonra filmlerden… Filmlerin o boğaz manzaralarından, neon ışıklarıyla süslü sahnelerinden… Benim için büyülü bir dünya idi. İlk lise yıllarındaki bir gezi vesilesiyle ayak bastım İstanbul’a.. Hey gidi günler hey. Ne kadar da farklı bir dünya idi. Niye hatırlattım bu günleri.

Efendim geçtiğimiz günlerde güzide bir mecliste Prof. Dr. Uğur Derman Beyefendinin “İstanbul Adabı” isimli bir konuşmasına şahit oldum da onun için. İstanbul beyefendisi, İstanbul hanımefendisi deyimlerinin romanlarda kaldığını zannediyordum. Halbuki Prof. Dr. Uğur Derman’ı dinlediğimde daha doğrusu gördüğümde hiç de böyle olmadığını gördüm. Hani klasik bir deyim vardır; “Aşk anlatılmaz, yaşanır.” Diye. Müsadenizle ben de diyorum ki; “İstanbul beyefendiliği ve İstanbul hanımefendiliği anlatılmaz yaşanır.” (daha&helliip;)

Published in: on Eylül 22, 2008 at 12:18 pm  Yorum Yapın  
Tags: , , ,