Şehr-i İstanbul ve İnsanlar

İstanbul’u romanlardan tanıdım önceleri… “Çamlıcadaki Eniştemiz”, “Fatih Harbiye”, “Çalıkuşu”… Sonra filmlerden… Filmlerin o boğaz manzaralarından, neon ışıklarıyla süslü sahnelerinden… Benim için büyülü bir dünya idi. İlk lise yıllarındaki bir gezi vesilesiyle ayak bastım İstanbul’a.. Hey gidi günler hey. Ne kadar da farklı bir dünya idi. Niye hatırlattım bu günleri.

Efendim geçtiğimiz günlerde güzide bir mecliste Prof. Dr. Uğur Derman Beyefendinin “İstanbul Adabı” isimli bir konuşmasına şahit oldum da onun için. İstanbul beyefendisi, İstanbul hanımefendisi deyimlerinin romanlarda kaldığını zannediyordum. Halbuki Prof. Dr. Uğur Derman’ı dinlediğimde daha doğrusu gördüğümde hiç de böyle olmadığını gördüm. Hani klasik bir deyim vardır; “Aşk anlatılmaz, yaşanır.” Diye. Müsadenizle ben de diyorum ki; “İstanbul beyefendiliği ve İstanbul hanımefendiliği anlatılmaz yaşanır.”

Uğur Derman hoca da konuşmasında bunu gösterdi. Konuşmaları, tavrı, sorulan sorulara verdiği cevaplar bunu gösteriyordu. İşte o zaman anladım. Hal dili insana en büyük örnek. “Evladım sigara sağlığa zararlıdır. “Bunu söyleyen doktor da olsa, öğretmen de olsa etkili olmuyor. Niye? Çünkü efendim kendisi söylediklerini uygulamıyor da ondan.

Bizler de İstanbul’da yaşayan kişiler olarak hep yakınıp duruyoruz; “Nerde kaldı o İstanbul beyefendileri, İstanbul hanımefendileri…” diye yakınıp duruyoruz. Fakat her fırsatta Şark kurnazlığına kaçıp, insanların önüne geçmeye çalışıyoruz. Canım İstanbul’u da yaşanmaz bir duruma getirebiliyoruz.

Son günlerde haberlere baktığımızda İstanbulda hırsızlık, kapkaç, bilumum çeteler, trafik keşmekeşi, okullarda şiddet, uyuşturucu, otoyollarda fuhuş, dolandırıcılık…. Son bu yazıyı kaleme aldığım gecenin anahaber bültenlerinde bir röportaj izledim. Ankara’dan ve ülkenin diğer kentlerinden gelen sürücülere mikrofon uzatılıyor. Hepsi de İstanbul’un dönüşünü sevdiklerini söylüyordu. Aklıma Yahya Kemal’in Ankara’nın en çok sevdiği yön geldi. Maalesef bu günkü durumla karşılaştırınca üzüldüm.

Başta İstanbul olmak üzere ülkemizi daha yaşanılır bir yer hâline getirmek istiyor isek kendimizden başlamalıyız. Önce ben tarfik kurallarına uymalıyım. Önce ben vatandaş olarak gördüğüm yanlışlıkları uygun bir lisanla uyarmalıyım. Önce ben her ortamda insan haklarına saygı göstermeliyim. Önce ben yaşadığım ortamı güzelleştirmeye gayret etmeliyim. Sonra…

Efendim zaten sonrası yaşadığımız ortam yaşanılır bir mekana dönüşecektir. Tüm Türkiye ve dünyanın dört bir köşesi İstanbul beyefendileri ve İstanbul hanımefendileri ile tanışacaktır. Bu medeniyet kökleri çok sağlam olan bir medeniyettir. Bu günü yaşanılır bir mekana, geleceği de saygı ve sevgiyle inşa etmeye muktedir bir medeniyettir.

Azizim işte böyle….  

Ekrem AYTAR

Reklamlar
Published in: on Eylül 22, 2008 at 12:18 pm  Yorum Yapın  
Tags: , , ,

The URI to TrackBack this entry is: https://sehristanbul.wordpress.com/2008/09/22/sehr-i-istanbul-ve-insanlar/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: