Kasımpaşa Mevlevihanesi (Beyoğlu)

Kasımpaşa Mevlevihanesi,Kasımpaşa Sururi Mahallesi Mevlevihane Sokağında bulunuyordu. Uzun yıllar harap ve perişan bir halde kalan, kendisine uzatılacak bir yardım elini bekleyen bu tarihi yapı ilgisizlikten yok olup gitmiş, günümüze yalnızca avlu kapısı gelebilmiştir.

Eski İstanbul yaşantısında isminden sık sık söz edilen Kasımpaşa Mevlevihanesi’nin kurucusu Fırıncızade Sırrı Apti Dede’dir. Onun bu Mevlevihane’yi kurmasının özel bir nedeni vardır; Galata Mevlevihanesi’nin şeyhlik makamı boşaldığında kendisinin o makama getirileceğini ummuştu. Ne var ki şeyhlik makamı Mesnevî Sârihi Ankaralı İsmail Rusûhi Dede’ye verilince buna çok üzülmüş ve Kasımpaşa’da babadan kalma bostanlar içerisine kendisini sevenlerin yardımıyla bu Mevlevihane’yi yaptırmıştır.

Kasımpaşa Mevlevihanesi harem ve selamlık olmak üzere bir birini tamamlayan iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Yapımına 38.000 kuruş harcanmış, kerestesi özel olarak Romanya’dan getirilmiştir. Mevlevi muhibbi olarak bilinen Sultan III.Selim, Sultan II.Mahmut ve Sultan III.Ahmet Mevlevihane’ye maddi yardımlarda bulunmuş, çeşitli dönemlerde onarımlarını yaptırmış, fırsat buldukça da ziyaret etmişlerdir.

Kasımpaşa Mevlevihanesi de diğerleri gibi ahşap, üç katlı bir yapı idi. Semahane, selamlık, dedegân hücreleri, harem, hünkâr dairesi, mutbakdan oluşmuş iki bloğun birleşmesiyle bir konak görünümünde idi. Kareye yakın bir planı olan semahanenin çevresini iki katlı mahfiller kuşatıyordu. Üst örtü Sultan II.Mahmut döneminin sevilen ve çok sık uygulanan ampir üslubunda ahşap kubbeliydi. Buradaki bezemeler arasına Mevlevi musikisinin vazgeçilmez enstrümanları olan ney, kudüm, halile, def, rebab, ud ile nota defteri ve bir de Mevlevi sikkesi resmedilmişti.

Kasımpaşa Mevlevihanesi yakın tarihlere kadar çevredeki fakir fukaranın işgaline uğramıştı. Mevlevihane sonunda son direnme gücünü yitirmiş, ahşap parçaları çevrede yaşayanlarca odun niyetine yerlerinden sökülmüş ve sonunda da yanmıştır.Günümüzde burası Sururi İlköğretim Okulu’nun bahçesinin bir bölümü olup, ayakta kalan iki taş merdiven ile bir Mevlevi mezarı dışında Mevlevihane’yi anımsatacak başkaca iz bulunmamaktadır.

Reklamlar
Published in: on Kasım 3, 2008 at 10:42 am  Comments (8)  
Tags: , , , ,

The URI to TrackBack this entry is: https://sehristanbul.wordpress.com/2008/11/03/kasimpasa-mevlevihanesi-beyoglu/trackback/

RSS feed for comments on this post.

8 YorumYorum bırakın

  1. Yazık…

    Şu zamanda bir mevlevihane havası solumanın eksikliğini yaşayan bunca insan varken -ben varken-
    bu değer bilmezlik,bu vurdumduymazlık da nedir böyle!

    80 ve sonrasına bırakılan bu özü yitirilmiş dünya,kaygı verici bir yozlaşmadan başka birşey değildir.

  2. Sadece bu kadarla kalsa…
    Yüzlerce eser heba olup gitmekte bakımsızlık ve vurdumduymazlıktan…
    Tarihimizi hiçe saydığımız sürece benliğimizi kaybetmeye devam edeceğiz maalesef…

  3. Bir edebi sağlam edebiyat aşığı,
    Öğrencileriyle derste
    Gözleri nemli,sesi titrek,
    Onca gencin önünde ağlıyor içli içli…
    Amfinin uğultusu bir anda sükuta erdi:”Vatan Hainleri!” diyordu.Eski alfabemizden ve özümüzü oluşturan değerlerimizin kaybolması için didinen vatan hainleri! ….. Paşa’nın emriyle el yazması tarihimizi sualtındaki mahzenlerde çürümeye yüz tutmalarına vesile olan hainler!Yıllar sonra bulunduğunda artık işe yaramayacak derece tahrif edilmiş eserlerin katilleri!

    Ağlıyordu,haykırıyordu,biz de ağladık…
    İbretlik bir dersti.

  4. Bize tarihimize medeniyetimize sanatımıza yazık ettiler…Veyl olsun

  5. şu an ağlayabilirim. sururi mahallesinde oturduğumu söylesem. mevlevihanenin bulunduğu yerin yanında. oranın eskilerce tekke olarak adlandırılışını. ve benim orasının mevlevihane olduğunu bu siteden öğrenmem. utanıyorum kendimdem.

    • Avrupanın doğusuna, Kuzey Afrikaya kadar yayılmış Mevlevi kültürünün en azından bu ülkede korunması gerekirdi. İnsanların içeri girdiklerinde huzur buldukları mevlevihaneler ne yazıkki örneğin (Bahariye mevlevihanesi) gibi 1950 li yıllarda talana uğramış, üzerine fabrika kurulmuş.Esin Çelebinin kişisel çabaları ile yaşamaya başlayan Yenikapı mevlevihanesinin ardından Eyüp belediyesi tarafından desteklenip yeniden hayata geçen Bahariye mevlevihanesi umuyoruz diğer Mevlevihanelere de umut ışığı olur. Bu konuda en büyük destek belediyelerden gelmekte olduğundan Kasımpaşa mevlevihanesi içinde durum aynıdır. Bizler ise bu konuda elimiden gelen desteği vermeye hazırız.
      Murat Çelebi

  6. kasımpaşa mevlevihanesinden birkaç mezar(çevrili olan mesnevihan esad dedenin mezarıdır)kırık mezar taşları,girişteki kitabeden başka kaln tek hatıra anıtsal tarihi bir ağaçtı. sema dönen bir mevlevi
    dervişinin semaya açılan kollarını hatırlatan
    ve ne hikmetse iki koldan oluşan bu ağacın kuzeye bakan koludiğer koldan biriki hafta önce yeşillenir sonbaharlada biriki hafta önce yapraklarını dökerdi.Ne yazıkkı o anıtsal ağacın bir kolu artık yok
    beyoğlu belediyesi fen işleri ekipleri
    tinercilerin altında ateş yaktıkları o kolu
    kökünden kestiler.gerekçe öğrenciler için tehlike oluşturması.ağacın diğer kolu çevre sakınlerinin müdahelesiyle son anda kurtuldu.oysa ağaç etrafı cevrilerk koruma altına alınabilirdi.bu kasımpaşada son dönemde kaybettimiz onlarca değerden belkıde en acı vereni oldu.

    • eyvallah üstad gereğini yapacağız inşallah…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: